Milletvekili Köseoğlu: Karadeniz erkeğini ayakta alkışlıyorum

AK Parti Trabzon Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Üyesi Av. Ayşe Sula Köseoğlu, kadına yönelik şiddetin en az Karadeniz Bölgesi’nde olduğunu söyledi.

Milletvekili Köseoğlu: Karadeniz erkeğini ayakta alkışlıyorum

Türkiye genelinde kadına yönelik şiddet oranlarında yüzde 27 ile en düşük oranın Doğu Karadeniz Bölgesi’nde olduğunu belirten Köseoğlu, “Karadeniz erkeğini ayakta alkışlıyorum. Karadeniz erkeği, kadınına her zaman sahip çıktığını, koruyup kolladığını bu istatistiklerle bir kez daha ortaya koymuştur.” dedi.

KADINA ŞİDDET İNSANLIĞA İHANETTİR

Kadınların yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını belirterek, “Ülkemizde kadın cinayetlerinde geçtiğimiz yıla oranla maalesef artış görülüyor. Eğitim seviyesi düştükçe şiddet oranı yükseliyor. Ancak bu durum dünya ortalamasında seyrediyor. Bu da bize aslında kadına yönelik şiddetin evrensel bir olgu, evrensel bir problem haline geldiğini gösteriyor. Şiddet aslında sadece yasal düzenlemelerle çözülebilecek bir sorun değildir. İnsanımızın eğitimi, değerler eğitimi, toplumsal önyargılarla bilinçli ve sistematik mücadelede hala kat edeceğimiz çok mesafe var. Ne kadar üzücüdür ki, kadınlarımızın en yakınları tarafından (eşi, babası, oğlu, kardeşi) tarafından öldürülüyor, şiddete ve cinsel istismara maruz kalıyor. Kadınlarımız boşanmak istediği için, ilişkisini sonlandırmak istediği için ve kendi hayatına dair karar almak istediği için şiddete maruz kalıyor. Toplumsal ve ekonomik nedenlerle öldürülüyor. Kadınlarımızın namusu koruma, yoksulluk, işsizlik, aldatma, evi terk etme, boşanma gibi sebeplerle öldürüldüğünü düşünürsek, kadın cinayetleri kadına yönelik şiddetin bir parçası olarak maalesef münferit değil sistematiktir. Kadına yönelik şiddet hane içinde olduğu kadar kamusal mekânlarda da meydana geldiğinden bizim için toplumsal bir meseledir. Bu nedenle kadın cinayetlerinin çözümüne yönelik toplumsal önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin önlenebilmesi için bu gibi suçlara verilen cezaların biraz daha caydırıcı olmasını önemsiyorum. Şiddete uğrayan kadınlarımız sessiz kalmamalı, kesinlikle susmamalı, bu olayı gizlememelidir. ‘Kol kırılır, yen içinde kalır’ gibi, ‘Kan kusup, kızılcık şerbeti içtim demek’ gibi atasözlerimiz bu tarz konular için geçerli değildir. Şunun çok iyi bilinmesi gerekir ki; kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddet bir suçtur! Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir, insanlığa ihanettir.” dedi.

KADINLAR ARTIK HAKKINI ARAYABİLİYOR

AK Parti Hükümetleri döneminde kadınların haklarını araması noktasında önemli kazanımlar sağladığını belirten Köseoğlu, bunun da istatistiklere yansıdığını belirtti. Köseoğlu, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’mızın ‘Alo 183 Aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı, şehit yakınları ve gazilere yönelik Sosyal Hizmet Danışma Hattı’ bu konudaki önemsediğimiz uygulamalardan biridir. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede sivil toplum örgütlerinin varlığı da bizler için çok önemlidir. Toplumsal hayattaki kadın örgütlenmelerinin artması gerektiğini düşünüyorum. Kadınlarımız herhangi bir şiddet olayına maruz kaldıklarında; Valilik- Kaymakamlık, Adli Makamlar (Cumhuriyet Başsavcılığı ve Aile Mahkemeleri gibi), Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), Sağlık Kuruluşları gibi devlet kurumlarına ve Kolluk kuvvetlerine (ALO 155 Polis İmdat, ALO 156 Jandarma İmdat gibi) ve Alo 183 Aile Kadın Çocuk ve özürlü danışma hattına anında ve güvenle başvurabileceklerini bilmelidirler. Daha da önemlisi bundan çekinmemek, utanmamaktır. Devletimiz, hükümetimiz, kolluk kuvvetlerimiz şiddet mağdurunun yanında, şiddet uygulayanın karşısındadır. Ayrıca; Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı hâlinde herkes bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilir.” diye konuştu.

RAPORLAR BİR GERÇEĞİ ORTAYA KOYDU

KEFEK uzmanı tarafından hazırlanan rapora da değinerek kadına yönelik istatistiklere ilişkin veriler paylaşan Köseoğlu, “Rapora göre, AB’de kadının en çok şiddet gördüğü ülkeler Danimarka, Finlandiya ve İsveç’tir. Kadına şiddetin en az olduğu ülkeler ise Polonya, Avusturya ve Hırvatistan’dır. Rapora göre, Türkiye genelinde yaşamlarının herhangi bir döneminde cinsel şiddete maruz kalmış kadınların oranı yüzde 12, fiziksel şiddete maruz kalmış olanların oranı ise yüzde 36. En az bir kez evlenmiş ve yaşamının herhangi bir döneminde eşinden ya da birlikte olduğu kişiden şiddet gören kadınların oranı ise kentte yüzde 35, kırsal alanda yüzde 38’dir. İstatistiklerin bölgelere göre dağılımı ise şöyledir. Marmara: Yüzde 30, Ege: Yüzde 37, Batı Anadolu: Yüzde 42, Orta Anadolu: Yüzde 43, Akdeniz: Yüzde 37, Batı Karadeniz: Yüzde 34, Doğu Karadeniz: Yüzde 27, Kuzeydoğu Anadolu: Yüzde 39, Ortadoğu Anadolu: Yüzde 32, Güneydoğu Anadolu: Yüzde 33. Bu oranlara göre kadına yönelik şiddet en az Doğu Karadeniz Bölgesinde gerçekleşmektedir. Bölgenin tek kadın milletvekili olarak Karadeniz erkeğini ayakta alkışlıyorum. Karadeniz erkeği, kadınına her zaman sahip çıktığını, koruyup kolladığını bu istatistiklerle bir kez daha ortaya koymuştur. Şiddete karşı önleme ve koruma tedbiri almazsanız, yani şiddeti başladığı an durdurmaya çalışmazsınız, şiddet devam eder, büyür ve kadın cinayetine kadar giden bir süreç başlar.”

6284 SAYILI KANUN 42 BİN KADINI KURTARDI

“Geçtiğimiz yıllara göre 2017 yılında kadın cinayetleri maalesef arttı. Bu yıl 409 kadın hayatını kaybetti. 2017 yılı Aralık ayında tam 45 kadın hayatını kaybetti. Kadın cinayetlerinde faili belli olmayan cinayetlerle karşılaşılmaktadır. Kadınların; 88’i kendi hayatına dair karar almak, 30’u boşanmak istediği için öldürülürken; 134 şüpheli ölüm ve 110 tespit edilemeyen kadın cinayeti gerçekleşti. Bir yıl içerisinde en çok kadın cinayetinin gerçekleştiği iller; İstanbul’da 57, İzmir’de 32, Antalya’da 25, Bursa’da 18, Adana’da 17, Gaziantep’te 15, Konya’da 12 şeklinde oldu. Kadına yönelik şiddette en büyük çözüm olan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren Şiddete uğrayan kadını korumak için saldırgana en az 1 ay uzaklaştırma kararı çıkartılması; kadına barınak sağlanması; kadına yeni kimlik verilmesi gibi birçok düzenlemeyi içeren 6284 sayılı Koruma Kanunu etkin bir şekilde uygulanmaktadır. 6284 Sayılı Koruma Kanunu sadece 1 yılda 42.000 kadının hayatını kurtardı. 6284’ün yürürlüğe girdiği 2011 yılında en az kadın cinayeti yaşanmıştır. 2017 yılında Kadınlarımızın %22 si kocaları tarafından, %13 ü tanıdığı biri/akrabası tarafından öldürülmüştür. %43 ü ateşli silahlarla,% 21 i kesici aletlerle öldürülmüştür.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER